Kaçan Kovalanır Taktiği

kaçan kovalanır taktiği

Her zaman “elinin altında” mısınız? Bazı kişiler ilişkileri içinde kartlarını açık oynar. Fakat sevgiliniz her istediğinde onun olmanızı istediği yerde olmak, telefonunuzun başında beklemek ve sürekli ulaşılıyor olmak bazen ilişkinize monotonluk getirebilir. Bazen kaçan kovalanır taktiği uygulamak gerekir. Her zaman yaptığınız şeylerin önemi onları yapmayı bıraktığınız an fark edilir.

Sizin değerinizi anlaması için bazen küçük aşk oyunları oynamak gerekir. Onun ihtiyaçlarını karşıladığınız bir zamanda ona verdiklerinizi geri çekin. Şu durumda size ihtiyacı olduğu anda orada olmadığınızı fark edince bir şaşkınlık yaşayacak ve eskiden onu alıştırdığınız şeklin geri gelmesini isteyecektir. Bunun için de size daha ilgili davranacak ve belki de sizi daha çok anlamaya çalışacaktır.

Bize “Söylemesi kolay“ diyebilirsiniz ve haklısınız da. Biriyle tanıştığımızda ve ondan hoşlandığımızı anladığımızda her şey tersine döner. O güne kadar doğru hareketlerde bulunmamıza yardımcı olan mantığımız bizi terk eder ve sadece duygularımızla baş başa kaldığımızda o kişiyi 24 saat görmek, onunla günde en az 8-10 kere telefonda konuşmak ve tüm boş vakitlerimizi onunla geçirmek isteriz. Problem şu ki sevgilimizin her istediğini yaptığımızda, bunun da ötesinde kendi isteklerimizden ve yaşamımızdan ödün verdiğimizde bir anlamda çekiciliğimizi ve gizemimizi yitiririz.

Kaçan Kovalanır Taktiği

Geçtiğimiz günlerde bu konuyla son derece yakından ilgilenen bir arkadaşımız ”Kaçan Kovalanır Mı?” deneyi yaptı. Kısa bir süredir birlikte olduğu kız arkadaşıyla çok ilgilenen bir adamdı. Sevgilisini her zaman arayan ideal bir erkek arkadaştı. Fakat kız arkadaşına bu kadar iyi davranmasına rağmen bir süre sonra kız ona karşı ilgisini yitirmeye başladı. Çocuk bunun üzerine sevgilisini eskisi kadar arayıp sormamaya, onunla değil de kendisiyle ilgilenmeyi seçti. Ondaki bu sıra dışı hareketleri gören kız çocuğu daha çok aramaya ve ilgilenmeye başladı. Burada da görüldüğü gibi hayatında biraz gizem yaratan ve “kendini“ yaşamaya başlayan çocuk kızın ilgisini çekti. O artık kızın istediği zaman elinin altında olan bir adam olmadığı için sevgilisinin daha çok arayıp sorduğu bir adam oldu.

Bu deneyin ışığı altında yeni çıkmaya başladığınız bir insanla görüşmelerinizi bir plana göre ayarlamanızı tavsiye edebiliriz. Örneğin ona her gün görüşebileceğinizi söylemeyin. Onu çok sık aramayın ve onun müsait olduğu günlerde zaman zaman işiniz olduğunu söyleyin ve (çok zor olduğunu biliyoruz ama) her aradığında telefonunuza cevap vermeyin. Neticede sizin de kendinize ait bir hayatınız var ve o her istediği an hazır bulunmak zorunda değilsiniz.
Her zaman elinin altında olmayacağınız bir pozisyonda onun hayatınızın insanı olup olmadığına karar vermeniz daha rahat olacaktır.

Özetle talebi yaratın, onun aradığı pırlanta olun ve o, pırlantaya ulaşıncaya kadar ne kadar “zor” olduğunuzu gösterin. Unutmayın aşk oyununda bu kurallara uyarsanız,kazanmak elinizde…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*