Aranan Eleman Olmak

aranan personel olmak

Aranan eleman olmak için, “keşke başka bir dalda eğitim alsaydım” diye hayıflandınız mı? Çağımızda bu tür konuları dert etmeye gerek yok. Şu an ağzımız açık izlediğimiz “Forbes” zenginlerinin yarısından çoğu 30’larında hayatlarını sıfırlayarak bambaşka bir sektöre doğru yelken açmış insanlardan oluşuyor. Ayrıca gelişen teknolojiler de gerek iletişimi gerekse eğitimi daha kolay ve ulaşılır hale getirmiş vaziyette. Uzak diyarlarda iş sahibi olmanız da mümkün, yeni iş kollarına atılmanız da… Yani, kim tutar sizi!

Eğitimde Çeşitliliğe Önem Vermek

Aslında iş seçeneklerinin zenginliği için üniversite günlerinden kolları sıvamak lazım. Pek çok üniversitede, master programlarının ya da çift ana dal eğitiminin önemi yeterince anlatılmaz. Oysa aynı anda iki programın lisans eğitimini almak ya da lisans eğitimi sonrası farklı bir branşta master yapmak, kişiye daha fazla yetenek, bilgi ve iş seçeneği sunar. Diyelim ki işletme eğitimi alıyorsunuz ama psikoloji ile de ilgileniyorsunuz. Üniversitenizin olanakları doğrultusunda işletme derslerinin yanı sıra psikoloji departmanının da derslerine girmeye başlayabilirsiniz. Ya da uluslararası ilişkiler okuyorsunuz ama güzel konuşma, belagat gibi konulara meraklısınız. Üniversitede uluslararası ilişkiler okurken, profesyonellere yönelik güzel konuşma kurslarına katılıp geçerli sertifikalar alabilirsiniz. Mesela İngiliz filolojisi eğitimi alıyorsunuz ama gözünüz çeviride. Çevirmenlik alanında kariyer yapmak için mütercim tercümanlık bölümlerinde master yapabilirsiniz. Yani, kariyer seçeneklerinizi arttırmaya başlamanın en uygun zamanı üniversite yılları…

Üniversitede mühendislik okuyan ama pazarlamaya yatkın kişiler, üniversite sonrasında gidecekleri kurs ya da katılacakları pazarlama programlarıyla bu alanlardaki yetenekleri geliştirebilir ve hatta belgeleyebilirler. Böylece mühendislik ile birlikte yürütebilecekleri pazarlama müdürlüğü türünden bir işi rahatlıkla üstlenebilirler.

Yabancı Dil Öğrenmek

Yeni iş seçeneklerini değerlendirdiğinizde her kapıyı açan anahtar görevini yabancı diller. Mesela, Türkiye’yi ele alalım. Ülkemizdeki çokuluslu şirketlerin bir kısmında o şirketlerin içinde çok geçerli olan dilleri bilmek büyük bir avantaj sayılabilir. Japonca, Rusça, İspanyolca, Fince gibi diller kimi zaman size yepyeni iş kollarının kapısını açabilir. Zaten İngilizce bilmek günümüzde iş hayatında yadsınamaz bir artı ama İngilizce’nin yanında bir yabancı dil daha biliyorsanız, iş alanlarınız genişleyebilir. İthalat, ihracat, uluslararası nakliyat gibi alanlarda çalışan şirketlerde farklı konumlarda iş sahibi olabilirsiniz. Üstelik yeni yabancı diller, yeni ülkeler ve yeni kadınlar demek. Türkiye dışında da iş sahibi olmak gibi bir hayaliniz varsa, yabancı dil sizin için gerçek bir can simidi olabilir. Sadece günümüzde çok geçerli olan İngilizce, Almanca, Fransızca gibi diller değil, daha az kişi tarafından bilinen İtalyanca, Lehçe, İspanyolca gibi dilleri de öğrenmek, CV’nize ayırt edici bir özellik katacaktır. Dil öğrenmek için hiç bir zaman geç olmaz, iyi bir dil kursuna gidip, evde de çalışmalarınıza ağırlık verirseniz, bir yıllık bir sürede gerçek bir ilerleme kaydedersiniz.

Yeni Kombinasyonlar Yaratmak

Yeni iş seçenekleri için iş kollarınızı genişletecek farklı kombinasyonlar deneyebilirsiniz. Örneğin biyoloji ve pazarlama eğitimi almış kişiler, çeşitli ilaç firmalarında kariyer yapabilir. Basın yayın eğitimi ile filoloji eğitimini birleştirenler, medya kuruluşlarında farklı görevlerde çalışabilirler. Gerek lisansüstü programları, gerekse çeşitli sertifika programları ile kendiniz için yeni kombinasyonlar oluşturabilir, kendinizi geliştirirken, kariyer seçeneklerinizi de arttırabilirsiniz. Yeteneklerinize göre, farklı alanlarda yetkinlik sağlamak size yeni kapılar açacaktır. Böylece yeni iş kollarında da şansınız artacak ve fazla talibi olan pozisyonlara atanmanız kolaylaşacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*